6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 293. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 67/6. maddesi uyarınca, taraflar dava konusu olayla ilgili olarak alanında uzman kişilerden bilimsel mütalaa (uzman görüşü) alabilirler.
Bu yasal düzenlemelere göre, teknik bilgi veya özel uzmanlık gerektiren hususlarda taraflar her aşamada uzman görüşüne başvurabilir ve bu raporu mahkemeye delil olarak sunabilirler. Uzman görüşü; bilirkişi raporundan önce, bilirkişinin değerlendirmesine sunulmak üzere alınabileceği gibi, bilirkişi raporundan sonra ortaya çıkan hata veya çelişkileri tespit etmek amacıyla da hazırlanabilir.
Uzman Görüşü ile Bilirkişi Raporu Arasındaki Fark
Mahkemenin atadığı bilirkişi raporu ile tarafların kendi seçtiği uzmandan alınan bilimsel mütalaa arasında hukuken fark bulunmamaktadır. Her iki rapor da takdiri delil niteliğindedir ve hâkimin karar sürecinde dikkate alınır.
Uzman Görüşünün Önemi
Uzman görüşü, hem dava açılmadan önce hem de dava sürecinde kullanılabilir.
Uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasında çelişki olması halinde, hâkimin bu çelişkiyi gidermesi gerekir. Aksi takdirde verilen kararın üst mahkemece bozulması mümkündür. Bu nedenle, alanında uzman kişilerden alınan bilimsel mütalaa, yargılamanın seyrini belirleyici öneme sahiptir.
Hemen Ulaşın